" EVLİYALAR ŞEHRİNE HOŞGELDİNİZ "
Kastamonu’
ya bağlı 19 ilçe bulunmaktadır.
İLÇELER
*
ABANA
*
AĞLI
*
ARAÇ
*
AZDAVAY
*
BOZKURT
*
CİDE
*
ÇATALZEYTİN
*
DADAY
*
DEVREKANİ
*
DOĞANYURT
*
İNEBOLU
*
İHSANGAZİ
*
KÜRE
*
PINARBAŞI
*
SEYDİLER
*
ŞENPAZAR
*
TAŞKÖPRÜ
*
TOSYA
:: ABANA ::
Bilinen tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar
dayanmaktadır. Tarihteki adı “Abanou Teikhes” ( Abana
Hisarı )dır. Kumsal ve düz bir alan üzerine kurulmuş güzel
bir sahil ilçesidir. 1887 tarihli Nizamname ile Sinop
İlinin Ayancık İlçesine bağlı nahiye olmuş 1889 yılında
Kastamonu – İnebolu İlçesine bağlanmıştır. 1949 da İlçe
olmuş 1953 te ise tekrar köy olmuştur 1968 yılında ise
tekrar İlçe yapılmıştır.
Sahil İlçe ve kumsalı nedeni ile yazları nüfus yoğunluğu
artmaktadır. İl Merkezine uzaklığı 98 km dir.
İlçede her yıl “Abana Deniz Şenlikleri ve
Kültür ve Sanat Festivali” düzenlenmektedir.
Otel, Tatil Köyü ve Ev Pansiyonculuğu ile turizme hizmet
vermektedir. İlçe ekonomisi turizme dayanmaktadır.
:: AĞLI ::
Eski dönemlere ait elde edilen bilgilerden,
bir çok uygarlığın bu topraklar üzerinde kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bölgede Bizanslar, Danişmentler, Çobanlar, ve Candaroğulları
hüküm sürmüştür. Bu dönemlerden günümüze kadar gelen eser
Ağlı Kalesidir. İlçe ormanlık bir bölgeye sahiptir. Karasal
iklim hakimdir.
1918 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş,
1990 yılında İlçe olmuştur. İl merkezine uzaklığı 56 km
dir.
İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa
dayalıdır. İlçe merkezinde her yıl Ağlı Panayırı düzenlenmektedir.
::
ARAÇ ::
Mevcut bilgilere göre ilçenin ilk adının
“TİMANİTİS” olduğu söylenmektedir. Bu günkü adını Candaroğulları
Beyliği döneminde almıştır.
İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu –
Karabük karayolu üzerindedir. İlçe ekonomisi tarım ve
ormancılığa dayanmaktadır.
Araç’ ın antik yerleşimi ve iskan konusunda ortaya çıkarılmış
eserler azdır. İlçe Merkezinde Bizans döneminden kalan
kale Türk – İslam eserlerinden Abdal Paşa Türbesi ve Kötürüm
Beyazıt Camii bulunmaktadır. Yukarı Güney Köyünde Merdiven
Kaya Mezarı ile Direkli Kaya Mezarı bulunmaktadır.
::
AZDAVAY ::
Azdavay İlçe Merkezinde yerleşimin ne zaman
kurulduğuna dair bilgi bulunmamaktadır. Ancak PAPHLAGONİA
lılar döneminde buranın yerleşim merkezi olarak seçildiği
bilinmektedir.
İlçenin Kayabaşı, Karakuşlu, Maksut, Sarnıç
Köylerinin Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim merkezleri
olduğu yapılan arkeolojik incelemeler ve bulunan eserler
sonucu tespit edilmiştir.
İlçe
dağlık, ormanlık bir arazi yapısına sahiptir. Karasal
iklim hakimdir.
İl merkezine uzaklığı 71 km dir. Bir takım gelenek ve
görenekler ile mahalli kıyafetler günlük hayatta yaşanmaktadır.
İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
:: BOZKURT ::
İlçede ilk yerleşimin ne zaman olduğu bilinmemektedir.
Ancak Türklerden önce çok eski yıllarda yerleşim olduğu
bazı kalıntı ve bulunan eserlerden anlaşılmaktadır.
İlçe Merkezi Karadenize 2 km uzaklıkta, orman
içi bir yerleşim merkezidir. Keşlik, Sıracaörük, Kocaoğlan,
Asarbaşı, Mamatlar, Gürcü, Bakacaoğlu yaylaları bulunmaktadır.
İlçe sahilinde ılıman, iç kesimlerde karasal iklim hakimdir.
İl Merkezine uzaklığı 95 km dir. İlçe Ekonomisi
orman ve hayvancılığa dayanmakla birlikte mobilya sanayii
önemli bir yar tutmaktadır.
:: C İ D E ::
Eski bir yerleşim merkezi olan Cide
tarihçi Homeros’un yaklaşık 2800 yıl önce yazdığı “İl
yada” adlı eserinde “Yüksek Kültürlü Henetlerin yurdundan
geçtik, Kiterostan, Aycelostan” sözü geçmektedir. Aycelos
bu günkü Cide, Kiteros ise tabii bir liman olan günümüzde
Gideros Koyu olarak anılan eski bir yerleşim merkezidir.
12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca
İpek Yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür.
İlçe Merkezi Karadeniz’in kıyısında, köyleri
iç kesimde dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Kıyıda
ılıman iklim, iç kesimlerde ise karasal iklim hakimdir.
1868 yılında ilçe olmuştur.Yaz aylarında merkez nüfusu
hayli artmaktadır. İl merkezine uzaklığı 146 km dir.
İlçede küçük el sanatları imalatı yaygındır. Küçük kahve
değirmeni, zurna bilardo sopası ( ıstaka ), şimşir kaşık
önemli ürünlerindendir.
Genç kızların ve kadınların baş örtüsü “Sarı Yazma”
bölgeye has özellik taşımaktadır. Sahilinde Çoban Kalesi,
Timle Kalesi, Gazelli Kalesi, Hıdır Kalesi ve Gideros
Koyu önemli kalıntılarıdır.
::
ÇATALZEYTİN ::
Çatalzeytin bölgesinin tarihi ilk çağ
Anadolusunda Paflagonya denilen bölge tarihi içinde
M.Ö 6. Y.Y dayanmaktadır. Paflagonya tarihinde ilçe
merkezinin 5 km batısında bu günkü Konaklı Köyünün bulunduğu
alanda Ginolu ve Limanı küçük bir kıyı kenti olarak görülmektedir.
M.Ö. 340 yıllarında yaşayan Yunanlı yazar
SKYLAKS buranın adının KORİNOS olarak belirtmiştir.
Diğer tarihçi yazar STRABON ise KONOLİS adıyla
belirtmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinde de iskan gördüğü
kalıntı ve bulgulardan anlaşılmaktadır.
Dağlık ve ormanlık bir arazi yapısına sahiptir, sahilde
ılıman, iç kesimlerde karasal iklim hakimdir. 1925 te
bucak konumunda olan Çatalzeytin, 1954 yılında İlçe olmuştur.
İl merkezine uzaklığı 98 km dir.
::
D A D A Y ::
Daday İlçesinin tarihi çok eskiye dayanmakta
ancak kesin bilinmemektedir. 1869 tarihli Kastamonu Salnamesine
göre Kastamonu’nun İlçesi olduğu bilinmektedir. M.S.5.Y.Y
yaşayan Herakles “Syenkdemas” adlı eserinde Daday adının
Türk – İslam çağından önce “DADYBRA” olduğundan
bahsetmektedir.
Bu kelimenin orman yetişmesine elverişli
toprak anlamına geldiği söylenmektedir. İlçe merkezi adını
aldığı Daday Çayı kenarında düz bir alan olmakla birlikte
çevresi ormanlık alanla kaplıdır.
Kuzeyinde Ballı Dağ, Güneyinde Sarıçam Dağları
ile çevrilidir. Ballı dağda 350 yataklı sanatoryum hastahanesi
bulunmaktadır.
İlçede karasal Kuzey Anadolu iklimi hakimdir.
Daday 1284 yılına kadar Kastamonu’ya bağlı bir kadılık
halinde idare edilmiştir. Bu tarihten sonra İlçe olmuştur.
Atatürk 23 – 31 Ağustos – 1925 te “ Şapka ve Kıyafet
İnkılabı” dolayısıyla Kastamonu’ya geldiğinde İlçeyi ziyaret
etmiş ve Köpekçioğlu Konağında misafir edilmiştir.
İlçe ekonomisi tarım - hayvancılık
ve ormancılığa dayalıdır. İl Merkezine uzaklığı 32 km
dir.
::
DEVREKANİ ::
Eski bir yerleşim merkezi olan Devrekani
höyük ve harabeleri, çeşme ve camileri ile arkeolojik
yönden zengindir. 1990 yılında Kınık Köyünde bulunan ve
1994 – 1997 yılları arasında yapılan arkeolojik kazılar
sonrası çıkan buluntu ve kalıntılar sonucu M.Ö. 3000 yılına
kadar gitmekte olup, üzerinde Hitit devrine ( M.Ö. 1330
– 1200 ) Frig devrine (M.Ö. 1200 – 700 ) ait yerleşim
olduğu anlaşılmaktadır.
Kastamonu İsfendiyaroğulları ve Candaroğullarının
merkezi iken bilhassa Candaroğlu İsmail Bey yaz aylarını
Devrekani de geçirmiştir. Bu dönemlerde geçici konaklama
yeri olarak görüldüğü için “Devlet Hanı” olarak isimlendirildiği,
zamanla Devrekani olarak isimlendirildiği rivayet edilmektedir.
Kurtuluş savaşı başlarken Devrekani’ de Müftüoğlu
Mehmet Bey önderliğinde Devrekani Müdaafa – i Hukuk Cemiyeti
Kurulmuş. 23 – 31 Ağustos 1925 Kastamonu Ziyaretlerinde
Atatürk 28 Ağustosta İlçeyi ziyaret etmiş, Bozkocatepe
– Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda Müftüoğlu Mehmet
Bey’ in çiftliğinde misafir edilmiştir.
İlçe Kastamonu’nun kuzeyinde İsfendiyar Dağlarının
güneyinde bir ova görünümündedir. Ekonomisi tarıma dayalıdır.
1880 yılında Belediye, 1944 yılında İlçe olmuştur. İl
merkezine uzaklığı 29 km dir.
::
DOĞANYURT ::
Doğanyurt iskelesinin başında deniz kenarında
bulunan Meset Kalesinin izlerinden İlçenin eski bir yerleşim
merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Doğanyurt tarihi, İnebolu
İlçesi tarihi ile birlikte geçmektedir. Sahil kesiminde
değişik kavim ve milletlerin iskan yeri olmuştur. Osmanlı
döneminde 1846 yılında “Hoşalay” adı ile bucak teşkilatı
kurulmuştur. Aynı yıl karakol teşkilatı kurulmuş, Cumhuriyetin
ilanından sonra Hoşalay adı Meset olarak değiştirilmiştir
1962 yılında çıkan kanunla “Doğanyurt” olarak isimlendirilmiştir.
1990 yılında İlçe olmuştur.
Arazi dağlık ve engebeli, orman bitki örtüsü ile
kaplıdır. Ekonomisi sınırlı olarak orman ve tarıma dayalıdır.
Balıkçılık önemli bir gelir kaynağıdır. Kış mevsimlerinde
kara avcılığı da yapılmaktadır. İl merkezine uzaklığı
124 km dir.
:: HANÖNÜ ::
İlçenin yerleşimi Kızılırmak’ ın bir kolu
olan Gökırmak vadisi üzerinde kurulmuştur. “Hanönü” ismi
İlçe merkezinde bulunan tarihi handan gelmektedir. İlçe
oluncaya kadar “Gökçeağaç” ismi ile anılmıştır 1990 yılına
İlçe olmuştur. Çevresi yüksek tepelerle çevrili olup,
Gökırmak kenarında küçük ovaları mevcuttur. Karasal iklim
hakimdir.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Çeltik üretimi yapılmaktadır. Kastamonu’ nun en önemli
yatırlarından, türbesi şehir merkezinde bulunan Şeyh Şaban
– ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doğmuştur.
İlçede mayıs ayı ilk haftasında “Şeyh Şaban – ı Veli Anma
Haftası” Ekim ayının ilk haftası Panayır düzenlenmektedir.
İl merkezine uzaklığı 69 km dir.
:: İHSANGAZİ
::
İlçenin ilk yerleşim tarihi bilinmemektedir.
Eski ismi “Mergüze” dir. Ilgaz Dağının kuzey eteklerinde
kurulmuştur. Karasal iklim hakimdir. İlçe ekonomisi tarım
ve hayvancılığa dayalıdır. Son yıllarda İlçede tekstil
üzerine ilçede atölyeler kurulmuştur.
İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan
Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret yeridir. Günümüzden
yaklaşık 800 yıl kadar önce İran – Horasan’ dan gelen
Türklerden Hoca Saadettin Efendi tarafından Nakşibendi
dergahı olarak kurulan türbede, ilk şeyh olan Hoca Saadettin
Efendi tarikattan ulemalar ve sülaleden yakınları bulunmaktadır.
1987 yılında İlçe statüsüne girmiştir. İl
Merkezine uzaklığı 37 km dir.
:: İNEBOLU ::
İlk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
Çeşitli milletler tarafından kıyı kolonisi olarak eski
adı “Poyranah”şimdiki adı “Boyranaltı” mahallesinde kurulduğu
mevcut kale kalıntılarından anlaşılmaktadır.
İlçenin ilk adı “İONOPOLİS”tir. Selçuklu devrindeki bu
günkü ismini almıştır. Bazı bilgilerde M.Ö. 1200 yıllarında
Gaskalar tarafından kurulduğu söylenmektedir. Kurtuluş
savaşı sırasında silah, cephane, ve diğer malzemeler Anadolu’ya
İnebolu üzerinden sevk edilmiştir. 9 Haziran 1921’de Yunan
Savaşı sırasında limana gelerek silah ve cephanelerin
teslim edilmesini istemişler teslim edilmemesi üzerine
İnebolu’yu bombalamışlardır.
Bu olayı İnebolu kendisini savunmuş “9 Haziran Şeref ve
Kahramanlık Günü” olarak her yıl kutlama yapılmaktadır.
Bu savunma nedeni ile 4 Nisan 1924tarihinde T.B.M.M. kararı
ile “Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası” ile ödüllendirilmiştir.
Şapka Kıyafet İnkılabı nedeni ile Kastamonu’ya
geldiğinde Atatürk İlçeyi’ de ziyaret etmiştir. ( 25 Ağustos
1925 ) İnebolu sahil ilçesi olması nedeni
ile Karadeniz iklimi hakimdir. Arazisi denizden itibaren
ormanlarla kaplıdır. Dağlar arasındaki vadilerde azda
olsa tarım yapılmaktadır.
Bunun yanında balıkçılıkla uğraşanların
sayısı hayli fazladır. 1 temmuz günü “Denizcilik ve Kabotaj
Bayramı” kutlamaları yapılmaktadır. İlçe merkezi kentsel
sit alanıdır. 347 tescilli yapı bulunmaktadır.
Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik
Sit Alanı olarak tescillidir. İnebolu’nun ne zaman ilçe
olduğu hakkında çelişkili bilgiler bulunmakla beraber
1867 veya 1873 tarihlerine ilçe olduğu söylenmektedir.
İl merkezine uzaklığı 97 km dir.
:: K Ü R E ::
Küre Karadeniz’e paralel uzanan Küre Dağlarının
iç kesimlerinde dağın yamacında kurulmuş eski bir ilçedir.
İlçede bulunan Doğanlar Kalesi
M.Ö. 1700 – 1100 yıllarında yapılmıştır. İlçenin en canlı
döneminin Fatih döneminde olduğu bilinmektedir. Küre’nin
tarihi hayat damarı olan Bakır madeni buradan Edirne’ye
getirilerek İstanbul’un fethinde kullanılan topların dökümünde
kullanıldığı kayıtlara geçmiştir.
Candaroğulları ve Osmanlı Döneminde bakır madeni dolayısı
ile ekonomik durumu gayet iyi olan yerleşim merkezinde
Kültür ve Sanat üst seviyeye çıkmıştır. Ancak 1893 ve
1913 yıllarında çıkan iki büyük yangın eserlerin yok olmasına
bazılarının da tahribine yol açmıştır.
Kastamonu ile birlikte Milli Mücadelede yer
almış, Ecevit bölgesi ikmal merkezi olarak kullanılmıştır.
Cenevizliler döneminden beri işletilen bakır yatakları
Osmanlı döneminde en parlak dönemini yaşadığı için İlçenin
adı ; Osmanlı Döneminde “Küre-i Nuhas” Bakır ocağı adı
verilmiştir. Küre orman içi yayla turizmi içinelverişli
ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Başlıca mesire
yerleri Masruf, Ersizler Dere mevkiidir.
Yaralıgöz Dağı eteklerindeki
kanyon görülmeye değer yerlerdir. Ekonomisi dar
ve kısıtlı alanlarda yapılan tarım, ormancılık ve madenciliğe
dayalıdır. Küre 1926 yılında İlçe Olmuştur. İl merkezine
uzaklığı 61 km dir.
::
PINARBAŞI ::
Pınarbaşı ve çevresinde tarih öncesinden
itibaren bir çok kavim ve milletler yaşamıştır. Kaynak
ve buluntular, Roma, Bizans ve Çobanlar hakimiyetlerini
göstermektedir. Çobanların hakimiyeti 1460 yılında Osmanlı
İmparatorluğuna katılarak İmparatorluk sınırları içinde
kalmıştır. Eski adı “Erkamle” olan bu günkü Çam Kışla
Köyü, Çatalca Köyü Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim
merkezi olmuştur.
İlçe merkezinde ve köylerinde örf ve adetler
hala yaşamakta ve yaşatılmaktadır. Günlük yaşantılarda
ve iş hayatında mahalli kıyafetler hala kullanılmaktadır.
Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi “Ayazma” da ılık su
hala mevcuttur. Aynı köyde Devrekani Çayı üzerinde şelale
görülmeye değer yerlerdir. İlçenin Sümenler Köyü sınırları
içinde Sorkun yaylası yakınında bulunan dağlık alanda
Ilgarini Mağarası turizm için önemli bir potansiyel arz
etmektedir.
Pınarbaşı 1988 yılında İlçe olmuştur. İl
merkezine uzaklığı 92 km dir.
:: SEYDİLER ::
İlçenin tarihi bilinmemekle, İlçe Merkezinde
bulunan “Seyid Zülfikar Camiinin” minaresinin M.1112
yılında yapıldığı tespit edilmiştir. Cumhuriyet döneminden
önce Seydiler’ in yerleşim yeri olarak “İpekyolu” üzerinde
olması dolayısı ile İlçedeki tarihi camiinin yanında kervansaray,
dev hanı, hamam, mevcut olduğu bilinmektedir. Cumhuriyetin
ilk yıllarında karayolu taşımacılığının ilerlemesi, İnebolu
deniz taşımacılığının azalması ile Kastamonu İpek Yolunun
önemini yitirmesinden sonra hanlar, hamamlarda tahribe
ve yıkıma maruz kalmıştır.
Kurtuluş Savaşında 1921 de İlçenin Satı Köyünden
Şerife Bacı cephane yüklü arabası ile şubat ayında Kastamonu
girişinde donarak şehit olmuştur. Bu olaydan dolayı Şehit
Şerife Bacı Kurtuluş Savaşında Türk Kadınını sembolize
ederek simgeleşmiştir.
Halime Çavuş (Karabıyık) da cephane
ile Sakanya Cephesine kadar gitmiş İnebolu’nun bombalanmasında
ayağından yaralanmış, Atatürk tarafından kabul edilmiş
başka bir simgedir. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa
dayalıdır. Karasal iklim hakimdir. 1991 yılında ilçe olmuştur.
İl merkezine uzaklığı 31 km dir.
::
ŞENPAZAR ::
Şenpazar’ın hangi tarihten beri yerleşime
açık olduğu bilinmemektedir. Halk arasındaki rivayetlerde,
çevrede bulunan yapı ve mezarlık kalıntılarına göre Bizans
Dönemine kadar uzandığı sanılmaktadır.
İlçe ekonomisi azda olsa tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.
Harmangeriş Köyünde şimşir ağacından çatal, kaşık gibi
el sanatları yapılmaktadır. Doğa güzellikleri görülmeye
değer yerlerdir.
Eski kültür ve gelenekler, kıyafetler
özel günlerde olduğu gibi günlük yaşantıda da devam etmektedir.
İlçede karasal iklim hakimdir. 1988
yılında ilçe olmuştur. İl merkezine uzaklığı 100 km dir.
::
TAŞKÖPRÜ ::
Anadolu Roma İmparatorluğu tarafından
istila edildikten sonra, askeri ve mülki olarak teşkilatlanmış
Anadolu’ yu 18 Ayrı bölgeye ayırmıştır. Bu 18 “Fem” den
biride “Paphlagonia”dır Paplagonya çevresinde yapılan
araştırmalarda “Paleolotik” devirlere kadar inilmiştir.
Bölge M.Ö. 73 – 72 yıllarında Roma İmparatorluğunun eline
geçmiştir.
Paflagonya bölgesini Roma idaresi altında teşkilatlanmasını
sağlamak için atanan Pompeus M.Ö. 64 yılında bu günkü
Taşköprü İlçesinin kuzeyinde buluna yeni şehri inşaa etmiştir.
İsmine izafeten şehre “Pompeipolis” adı verilmiş;
Eyalet merkezi yapılmıştır. M. 1213 yılında Selçuklu Hükümdarı
Alaaddin Keykubat’ ın Umereasından Hüsamettin Çoban’ ın
Kastamonu ve çevresini zaptetmesi ile Şehir Türk hakimiyetine
girmiştir.
Osmanlı döneminde gelişimini sürdürmüş ve kadılık olarak
idare edilmiştir. Adını aldığı Gökırmak üzerinde kurulu
“Taşköprü” M. 1366 yılında Celaleddin Beyazıt ( Kötürüm
Beyazıt ) adına yaptırılmıştır.
Pompeipolis’te yapılan kazılar sonucu çıkarılan eserler
Kastamonu Müzesine getirilmiştir müzede teşhir edilmektedir.
İlçe ekonomisi Gökırmak Vadisi çevresinde ova oluşması
nedeni ile ağırlıkla tarıma dayanmaktadır. En çok sarımsak,
pancar, kendir ve hububat ekimi yapılmaktadır. Ürünleri
Kastamonu Şeker Fabrikasında ve Taşköprü SEKA’ da işlenmektedir.
Taşköprü 1868 yılında ilçe olmuştur.
İl merkezine uzaklığı 42 km dir.
::
TOSYA ::
İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak
bilinmemekle beraber, tarih sürecinde bir çok millet ve
kavmin yaşamasına sahne olmuştur. İlçenin Bizans döneminden
önceki adı “Zooka” dır. Bizans dönemindeki adının “Daceia”
olduğu bilinmektedir. İlçe halkının Orta Asya dan göç
ederek bu bölgeye yerleşen Turanlılar olduğu tespit edilmiştir.
Kurtuluş Savaşında İnebolu’dan Anadolu’ya cephane taşımasında
Tosya halkı da büyük katkıda bulunmuştur.
İlçe ekonomisi Devrez Çayı çevresinde yoğun olmak üzere
tarıma dayalıdır. Daha çok Çeltik (pirinç) ve diğer hububat
üretimi yanında bağcılık yaygındır. Kiremit – Tuğla ve
mobilya sanayii de ilçede önemli yer tutmaktadır.
Tosya 1935 yılında ilçe olmuştur.
İl merkezine uzaklığı 77 km dir.