::: ... : Kastamonu
SİZ HİÇ KASTAMONU' YU GÖRDÜNÜZ MÜ ?



 
ŞAİRLERİN GÖZÜYLE KASTAMONU

  “Vatan sevgisi imandandır.” Hükmi katisi, müşahhas unsurlarla insanın gönlüne nakşolunmazsa, iman da vatan da münakaşa götürür hale gelir.:

  Dağı, bağı yaylası, bayırı, kel tepeleri, çorak özleriyle bizim olan bu vatan; söğütü, kavağı ve serçesiyle bizim olan bu ülke, bakanlşar için değil, görenler için çok şeyler söyleyebilir. Şair, bakan göz değil, gören gözdür. Şiir, gönlün özüdür. Denizi, ırmağı çayı; çamı, ardıcı ve mahcup, mahzun ve mahkur bu vatanın, şairin gözünden ve dilinden tanınması ve sevilmesi daha kolaydır.

   Kastamonu’yu şiirlerinde en güzel şekilde işleyen şairlerin başında İhsan Ozanoğlu gelir. Kastamonu Elması(1943), Zelzele Destanı(1943), Kastamonu Köyleri(1952), Kastamonu Destanı(1952) adlarınada eserleri mevcuttur.

   İhsan Ozanoğlu, şiirine böyle bir giriş yaptıktan sonra, Türk yurdunun diğer köşelerini de unutmadan, Kastamonu’nun güzel özelliklerini sıralamaya başlar. Bunlar arasında en başta ise aşıklara yer verir:

Öyle bir cevher ki dünyaya bedel,
Biçilmez değeri Kastamonu’nun.
Yapılsa tükenmez o kadar güzel,
Haşradek senası  Kastamonu’nun.

“Türk yurdunun gerçi her yeri şirin;
Ayrı cazibesi vardır heryerin
Velakin tesiri fusunu derin 
Aşıklar Sinası Kastamonu’nun.”

 

“Kastamonu’da her evin bahçesinde bir türbe vardır.” Derler. Ozanoğlu bu konuya şöyle temas eder.

“Her semti, her yanı ziyaret yeri,
Sanatlar diyarı ticaret yeri,
Baştan başa türlü ziyaret yari,
Dağ, bel, her parçası Kastamonu’nun.”

Bir su içen yahut geçen yanından,
Nasrullah’ın çifte şadırvanından,
Bir daha gelmemek olmaz şanından,
Yamandır burası Kastamonu’nun.

Nasrullah Kürsüsünden Akif’in sesi gelir.
İslamın sığınağı bu güzel toprak
Düşman istilasında bırakılmayacak.
Şadırvandaki su gibi çağlar bu ses,

Akar gider Anadolu’ya
Sonra bir kurşun olur
Yankılanır dağlarda
Mehmetçik bu sesle yürür düşman üstüne.

 

   Kastamonu’lu şairlerden biri olan İsmail Esen Büyükdağ sıradan bir Kastamonulunun gurbet ellerde çektiği sıkıntılarını, Kastamonu ağzıyla yazdığı “Gasdamonu’m” adlı şiirinde,büyük içtenlikle şöyle diyor:

Gasdamonu deye yanıp duruyon,
Anam ayru, bubam ayru, köy ayru,
Gurbetin gahrını cekip duruyon,
Havam ayru, suyum ayru, aş ayru.


ŞAİR VE YAZAR FAZIL BAYRAKTAR
(Derneğimizin muhterem başkanıdır.)

Abdullah SATIOĞLU

   Zengin folkloru ile, mimarisi ile, gelenek ve görenekleri ile hepsinin üstünde bozulmayan insan karakteri ile otantik Türk kültürünü yaşayan ve yaşatan güzel beldelerimizde biri olan “Kastamonu”da , çeşitli devir ve dönemlerde çok mümtaz ilim adamı,edip ve şairler yetişmiştir.

   1928 yılında ; Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı Aksu Köyünde doğan Fazıl Bayraktar, 1946’da Kastamonu Lisesinden mezun oldu.

   Yazma ve dokuma alışkanlığını Abdurrahmanpaşa Lisesi’nin hemen yanındaki Halkevi Kütüphanesinde edinmiş, Hüseyin Rahmi, Reşat Nuri, Peyami Safa, Halide edip ve Yakup Kadri gibi ünlü yazar ve ediplerin eserleriyle, o kütüphanede tanışmış, oraya gelen günlük gazeteleri tefrikalarına kadar okur olmuştur.

Elli yıllık arkadaşı pek muhterem Müzeyyen Hanımefendi’ye ithaf ettiği ve

Ebedi uykusunda Koca Mimar Sinan’ın
Ruhu muazzeb olur, bu mabetler dolmasa.  
Kim bilir, hangi zaman, çürüyen bu gökyüzü
Üstümüze dökülür minareler olmasa.

  Tarzında dörtlükleri ihtiva eden bu kitaptaki şiirlerini son derece mütevazi bir eda ile “Mistik ağırlıklı, alamünit fantaziler ve duygu kırıntıları” olarak vasıflandırılır. Oysa:

Asla haramda değil helalde birleşelim
Yıldızı kucaklayan hilalde birleşelim!

 

 


250 Sok. Özkanlar 109 Meriç Apt. No: 3/2F BORNOVA - İZMİR
0 232 373 14 55

Amaç & Hedef
 
Yönetim Kurulu
 
Tüzük
 
Faaliyetler
 
KASTAMONU Hakkında
 
Biliyor muydunuz ?
 
Fotoğraf Galerisi
 
Ziyaretçi Defteri
 
İletişim
 
 
 
 
04 Aralık 2008 Perşembe
 
 
 
 
DÖVİZ KURLARI